Sovyetlere Karşı Büyük Komplo

13 Ağustos 2025

TÜRKÇE BASKIYA ÖNSÖZ

1917 Ekim Devrimi, dünya proletaryası ve ezilen halkları iç yeni bir umut, proleter devrimleri çağının başlangıcıydı. Tüm önceki toplumsal devrimlerden farklı olarak, çok kısa ömürlü Paris Komününü ayıracak olursak ilk kez, proletarya ve emekçi sınıflar, sömürü, baskı ve eşitsizliğin. her türlüsünü nihai olarak ortadan kaldırmanın yolunu açarak kaderlerinin efendisi olmuşlardı.

Sadece Rusya’nın devrilen sömürücü sınıfları değil tüm uluslararası gericilik, yangının yayılmasını önlemek için proleter devrimine karşı şiddetli ve yoğun bir saldırıya geçti. Emperyalistler, Sovyet iktidarını yıkmak için her yola başvurdular. Sadece askeri saldırılarla, iç ayaklanmaları destekleyerek değil akla gelebilecek her türlü hile ve saldırganlıkla bunu gerçekleştirmeye çalıştılar. Sovyet proletaryası ve emekçi halkları devrimi ve kazanımlarını korumakta en az onlar kadar

kararlıydı. Kolçak, Denikin, Wrangel gibi tüm lojistiği emperyalistlerce sağlanan beyaz ordularla savaşıldı. Sosyalist Devrimci Boris Savinkov’un darbe girişimi, yine Sosyalist Devrimci Tanya Kaplan’ın Lenin’e suikasti belleklerdedir. Buhlar tek tek olaylar olarak belleklerdedir fakat, Sovyet iktidarını yıkmak için girişilmiş sistemli bir saldırı, o dönemde başını İngiliz emperyalizminin çektiği uluslararası gericiliğin bulunduğu komplolar olarak düşünülmez. Emperyalist burjuvazi, Sovyet iktidarını yıkmak için bir an bile boş durmamıştır.

Devrim sonrası ilk yıllarda asıl olarak, devrilen sömürücü sınıflara dayanılarak yürütülen karşı-devrimci saldırı ve komplolar, sömürücü sınıflar etkisizleştirilip, tasfiye edildikçe daha farklı dayanaklar aramaya yönelmiş ve bulmuştur. Sosyalist kuruluş döneminin dinamik zemininde, az-çok önemli her dalgalanma Parti içerisinde de yansısını bulmuş, devrilen, durumu sarsılan ya da değişimlere ayak uyduramayanlar, burjuva, küçük burjuva ideolojisinin inceltilmiş türevleri çeşitli oportünist görüşler olarak anti-Sovyet bir zeminde ortaya çıkmışlardır. Buharin’in zengin köylülüğün tasfiyesine karşı çıkması gibi. Sosyalist kuruluşun teorik ve pratik sorunlarının çözümü, oportünizme karşı yürütülen ideolojik ve politik mücadele ile birleştirilmiştir.

Çeşitli türden revizyonistler, emperyalist burjuvazinin tam desteğini almış olarak, Stalin’i, Stalin dönemindeki sosyalist inşa ve oportünizme karşı yürütülen mücadeleyi saldırı bombardımanına tutmuşlardır.

Burjuva-revizyonist propagandanın üzerinde en çok spekülasyon yürüttüğü konulardan birisi Troçki, Zinovyev, Kamenev, Buharin vb. lerinin karşı-devrimci komplolara girişmesinin imkansız olduğudur. Onlara göre, bu iddiaların en inanılmazı Troçki’nin Alman ajanı olmasıdır. Tüm bunlar Stalin’in rakiplerini tasfiye etmek için uydurulmuş şeylerdir. Oysa o günkü koşullar irdelendiğinde ve perde geriye doğru aralanıp bu “ünlü”lerin tarihteki rolleri, süreçte ve kimi dönüm noktalarında takındıkları tutumlar ortaya çıkartıldığında iddiaların gerçekliği daha kolay kavranacaktır. Troçki hiçbir zaman Bolşevik olmadı. Her zaman küçük bir hizbin ve hiziplerarası entrikaların başıydı, özeleştiri yapıp partiye katıldı, fakat değişmedi. Lenin, onun yüzeydeki parlaklığını, “her parıldayan şey altın değildir” sözleriyle tanımlamış, kaşarlanmış oportünistliğinden dolayı “Judas Troçki” diye nitelemişti. Onun “hain”liği, sosyalizmin iktisadi, sosyal temeli sağlamlaştırıldıkça gelişmiş, iktidarı ele geçirmek için hiçbir sosyal dayanak bulamadığı, sosyalist inşanın dev adımlarla gerçekleştirildiği ’30’lu yıllarda, Alman emperyalistlerinden medet umarak onlara ajanlık yapmaya varmıştır. Bu yıllarda dünya, büyük karışıklıkların, yeni bir emperyalist savaşın öngünündedir. Nazi haydutları beşinci kol tekniğini geliştirmişler, işgal öncesi ülkelerin iç durumunu karıştırmak, işbirlikçiler yaratmak ve iç durumu kendi lehlerine olgunlaştırmak gibi yöntemleri geliştirmiş olarak uygulamaktadırlar.

Sovyetlerde otuzlu yıllarda yoğunlaşan karşı-devrimci komplolar dizisine gerek dıştaki gerekse içteki gelişmelerle birlikte yaklaşmak gereklidir. Komplolardaki bu yoğunlaşma içteki durumla, sosyalist inşada ulaşılan aşama ile yakından ilgilidir. Buharin’in itiraf ettiği gibi, komplolar, Stalin’in başında bulunduğu Sovyetler Birliği’nde sosyalist inşada kazanılan zaferlerle proletarya ve halk kitlelerinden hiçbir destek bulamamışlar, bunun için emperyalist destekli komplo önlerindeki tek yol olarak kalmıştır.

Burjuva-revizyonist propaganda, Sovyet devrimi ve sosyalist kuruluşa ilişkin tarihsel gerçeklerin kimilerini belleklerden silme, iç bağlarından arındırma, içlerinden kendileri için en uygun gördüklerini seçip spekülasyon yürütme yolunu tutmuştur. Büyük Komplo, ışıldakları tarihe doğru çevirmekte, özellikle üzerinde kuşku yaratılmaya çalışılan kimi olaylara ilişkin gerçekleri, güncelliği içinde ve tanıklar eşliğinde sunmaktadır. Bir örnek verecek olursak, Stalin düşmanlığı yapan liberallerin seleflerinin, komplocuların açığa çıkartılıp, yargılanarak mahkum edildikleri Moskova Duruşmaları’nı hiç de akıldışı ve kurgusal bulmadıkları görülecektir.

Büyük Komplo, devrimin ilk yıllarından itibaren Sovyet iktidarına karşı, içten ve dıştan girişilen saldırı ve komploları tarihsel bütünlüğü içerisinde ve kronolojik gelişimine uygun olarak vermekte ve bu özelliğiyle o, karşı-devrimci saldırının mantıksal zincirini, ortaya koymaktadır.

Lenin tarafından geliştirilen, Marks’ın kapitalizmden komünizme kadar uzanan geçiş dönemi devleti olarak nitelediği proletarya devleti, devrilen fakat direnci daha artan sömürücü sınıflara, emperyalist kuşatma ve saldırıya karşı ve sosyalist kurtuluşu örgütlemek için proletaryanın iktidar silahıdır. Stalin düşmanlarının aynı zamanda partinin önder ve yönetici rolüne, proletaryanın sınıf iktidarının bir aracı olan proletarya devletine karşı çıkmaları bir rastlantı değildir. Eğer böyle bir silaha sahip olunmasaydı, içten ve dıştan gelen saldırılara karşı devrimin korunması, sosyalist kuruluşun gerçekleştirilmesi mümkün olmazdı.

Stalin bunu şu şekilde vurguluyordu: “Devrim, proletarya diktatörlüğü olmadan burjuvaziyi yenebilir, burjuva iktidarını devirebilir.

Ama devrim, gelişmesinin belirli bir aşamasında temel dayanak noktası ödevim gören proletarya diktatörlüğü biçiminde özel bir organ yaratmazsa, burjuvazinin direncini kıramaz, zaferini koruyamaz ve sosyalizmin kesin zaferi için ileri yürüyemez.”Sovyet Devrimi ve sosyalist inşa süreci proletarya devletinin tarihsel zorunluğunu doğruladı. Stalin’in başında bulunduğu proletarya iktidarı ve komünist partisi dimdik ayakta iken bu karşı-devrimci komplolara aman tanımadı. Onları revizyonist-troçkist iddiaların aksine hem ideolojik hem pratik olarak çökertti. Ne zamanki parti ve proletarya devleti içten darbelenip ele geçirildi, komplocular öncüllerinin tecrübeleriyle donanmış ve daha sinsice taktikler izleyen Kruşçevci revizyonistler amaçlarına ulaşabildiler.

Büyük Komplo, revizyonist reformizmin kapitalizmi kutsadığı ve revizyonist ülkelerin son biçimsel bağlarından da kurtulup hızla klasik kapitalizme doğru evrildiği koşullarda Türkçede yayımlanıyor. Bu gelişmeleri her şeyin yerli yerine oturması, arılaşma ve saflaşma olarak olumluyoruz. Revizyonist ülkelerin 40 yılı aşkın süredir sosyalizme fatura edilen ekonomik bunalım, toplumsal kutuplaşma, ahlaki çöküntü gibi aslında kapitalizme özgü hastalıklar artık doğru biçimde tanımlanabilecektir. Kapitalizm, emekçi insanlığın hiçbir sorununu çözememiştir ve çözemeyecektir. Bilim ve teknolojideki devasa gelişime karşın bundan yararlanan bir avuç asalak ve sömürücüdür. Bu gelişimin asıl yaratıcıları proletarya ve tüm emekçilerin payına düşen, alay edilircesine, işsizlik, sefalet, yıkım ve aşağılanmadır. Proletarya ve tüm emekçi insanlığın çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirecek, manevi ve kültürel gelişme yolunu açacak olan sadece sosyalizmdir.

Proletarya ve tüm emekçi insanlık, özgürlük, eşitlik, sömürüsüz ve baskının olmadığı bir dünyada yaşama ideallerinden hiçbir zaman vazgeçmeyecektir.

Gelecek Sosyalizmindir.

Aralık 1989

İsmail Aydın

Kitap PDF’sini okumak için tıkla