Mehmet Ali Doğan

28 Haziran 2019

24 Mart 1983’te Sefaköy Direnişi‘nde ölümsüzleşti

Mehmet Ali Doğan… 12 Eylül öncesi GülsuyuKartalYakacık bölgesinin ele avuca sığmaz militanı, şehit düştüğünde ise Müfreze’nin, yanı sıra Adana İl Komitesi üyesi…

ErzincanÇayırlı‘dan, kendi tanımıyla “yağız bir köy delikanlısı”. Bizim takılmak için yaptığımız tanımlamaya göre ise; “köylülüğün bir emekçi tarafını bir de uyanıklığını korumuş şehir kurnazı”. İşin esprisi bir yana, kelimenin gerçek anlamıyla “hayatın içinde pişmiş” bir emekçiydi o. Çocukken geldikleri İstanbul’da 7 yaşından itibaren kaportacılık ve boyacılık başta olmak üzere girmediği iş, öğrenmeye kalkışmadığı meslek neredeyse kalmamış. 

Berberlik, esnaflık, pazarcılık, fabrika işçiliği… “Boyamadığın boya kaldı mı senin?” diye sorulduğunda yanıtı hazırdı: “Kırmızı eksik kalmıştı, onu da şimdi örgüt öğretiyor işte!..” Cin gibi zeki, müthiş espritüel ve en önemlisi “bu insanda şeytan tüyü var” dedirtecek ölçüde sosyal biriydi. Nispeten uzun mesafeli bir dolmuş ya da otobüs yolculuğundan bile yanındakilerle ahbap olmuş olarak inerdi. 1982-83 yılları gibi bir dönemde, Adana’da bir hafta 10 gün kadar gidip geldiği bir kahvede tavla oynayarak arkadaşlaştığı insanlardan bize geniş bir “yardım ve yatakçı çevresi” oluşturmuştu. 

Az bilinir, gözden kaçırılır ama “kitle örgütçüsü” olarak o aslında içimizdeki zirvelerden biridir! 1982 sonbaharında Adana’da yüzlerce Maktaş işçisinin önüne düşüp onları aileleri ile birlikte valiliğe kadar yürütmüştü ve valiliğin önünde polisin elinden yine işçilerin yardımları ve uyanıklığı sayesinde kurtulmuştu. O dönem “Adana örgütümüz” topu topu üç temel kadro ile sekiz-on dağınık çevre ilişkisine kadar inmişti. 

Buna karşın 1500 Orak-Çekiç hem basılıyor hem dağıtılıyordu. Anadolu MahallesiYavuzlarPTT Evleri gibi kadim çalışma bölgelerimiz başta olmak üzere, Karşıyaka‘nın bütün dağıtımını yanına aldığı bir-iki gençle Mehmet Ali yapardı…