Aşağıdaki bildiri, 2010 başında ayrılıkla sonuçlanan 4. Konferans sürecinin hemen ardından kurulan İstanbul İl Komitesi tarafından yayınlanmıştır. O Konferans sonunda yollarımızın ayrıldığı küçük burjuva sağcı aydın oportünizmi tarafından da teorileştirilen “Geri ve yetersiz de olsa demokratikleşen Türkiye” yaklaşımının “Yetmez ama evet” çağrısında
Ekteki belge, TİKB’nin, faşizmin 2000 yılı ortalarında gündeme getirdiği “F tipi” saldırısı ve buna karşı direniş konusundaki yaklaşımlarını, dönemin yazılı belgelerine dayalı olarak yansıtmaktadır. Neo Bernsteincı tasfiyeciler tarafından bilinçli olarak uzatılıp çürütülen 4. Konferans sürecinin başlarında -2004 yılında- MK adına kaleme alınan
Suruçlu bir Kürt devrimcisi olan Fevzi Aslansoy, TİKB önceli grup yapımızın 12 Mart sonrasında örgütlenen ‘ikinci kuşak’ kadrolarındandı. Hacettepe Üniversitesi öğrencisiydi. Dönemin Ankara gençlik hareketi içinde ağırbaşlılığı yanında gözünü budaktan sakınmasızlığıyla öne çıkan önder bir militandı. Sessiz mütevazı görünümünün arkasında mangal gibi
Tüzük tartışmaları, ayrılıkla sonuçlanan 3. Konferans öncesi Tartışma Platformu (TP) sürecinin başlangıcında “ana konu” durumundaydı. Özde devrimci enerjisini yitirmiş, geçmişlerine sarılarak kariyer savaşı veren hizipçiler, İMT sonrası’79 yılında yürürlüğe giren Tüzük’ün 12 Eylül koşullarında ülke içinde yazılı kopyasının kalmamış olmasını demagoji konusu
TİKB davalarından yargılanan komünist tutsakların 12 Eylül faşizminin sıkıyönetim mahkemelerinde yaptıkları ‘savunmaları’ içerir. Kitapta yer alan “savunmaların” hepsinin ortak özelliğini, 12 Eylül’ün mahkeme salonlarını faşizmi yargılayan kürsülere dönüştürmeleri oluşturur. O yılların koşullarında kitabın hukuki sorumluluğunu üstlenerek “derleyeni” olmayı kabul eden Avukat İbrahim