Hayatımızın bir parçasıydı (10 Ekim 2013, Tekin Arslan) Remzi Yılmaz Yine gelmişti 10 Ekim haftası… Barışa gönül vermiş 102 canımızın ölümsüzleştiği, vicdanı olan insanların yüreklerinde asla silinmeyecek izler bırakan o katliam gününün üzerinden neredeyse 2 yıl geçmişti. Bense, o 102 candan
Adnan Yücel (24 Temmuz 2002) Adnan Yücel’i düşünürken… Bu kaynak, tarihin-toplumun-doğanın tüm anlamlı değerleri ile sınırsızca buluşan bir derinlikte ise eğer, şiir de imgelerini o sınırsızlık içinde dokur. Hele şairle kaynağı arasındaki ilişki dolayımsız bir özdeşleşme ilişkisiyse, şiirin dokusu da o düzeyde
Lale: Devrim rüzgarının kızı Ona dair hayalimizdeki en küçük bir anı, bir anlatı, bir görüntü içimizi burkar. Direngen gözlerinin, sadelik akan halinin her karesi isyanımızı harekete geçirir. Çocukluğunu değil yetişkinliğini hayal ederiz; yıllar sonrasını yani, devrim sonrasını… “Devrimden sonra seni Devlet
Ali’nin çağı (2 Ocak 2002) Ali yoldaşı onu tanımayanlara anlatmak ne kadar kolay; tanıyanlara anlatmaya çalışmak ise ne beyhude bir çaba… Hem bir film karesi hızıyla geçiyor bilincimizden varlığı, hem ağır, acı, ama onurlu bir anıt gibi çöküyor içimize… Geleceğimizin emin ellerinden
Tuncay Günel (11 Nisan 2001) Tuncay’da özel olan… 20 Aralık 2000 öğle saatleri… Bayrampaşa’dan Edirne F tipine getirildiğimiz ringlerin içindeyiz. Ancak burası da Araf değil bir başka cehennem… Bir gün önce saatlerce dünyanın gazını yemişiz… Giysilerimize bile öyle gaz sinmişki, sevk aracının
Bir su damlası: UĞUR! Dolabının kapağında siyah beyaz bir ‘Don Kişot ve Sanço Panço’ figürü asılıydı. Henüz üniversite öğrencisiyken günde 12 saat çalışarak çekip çevirdiği o dolup dolup boşalan meşhur cafenin adı da Sanço Panço’ydu. Don Kişot bir maceracı mıydı? Hayal aleminde